YÖRE Burası sihirli bir yer. Sadece yuvası olduğu onlarca uygarlığın ve binlerce yıllık tarihinin değil, ikliminin, toprağının ve insanının zenginliğiyle de büyüleyici. DEVAMINI OKU

Üzüm Toprağına Dönerse...

Bağlarımız, birçok kaynakta üzümün anavatanı olarak gösterilen tarihi Gelibolu yarımadasının bağrındaki Eceabat’ta.

Burası sihirli bir yer. Sadece yuvası olduğu onlarca uygarlığın ve binlerce yıllık tarihinin değil, ikliminin, toprağının ve insanının zenginliğiyle de büyüleyici.

Herodot, Etrüsklerin İtalya’ya 3000 yıl önce Ege’yi aşarak Anadolu’dan göç ettiklerini ve yerleştikleri Toskana bölgesini yanlarında getirdikleri üzümlerle ve şarap yapımıyla tanıştırdıklarını söyleyeli 2500 yıl oldu. Yine de son genetik araştırmalarla gelen kanıtlara kadar, arkeologlar pek itibar etmedi bu görüşe.

Ama insanlık macerasına ve sanata gönül vermiş, şarabın kıymetini iyi bilen bir bilim adamı meraklanmıştı. Araştırmasını yaptı, kararını verdi. “O üzümler buraya dönecekti”. İtalya’daki ikiz kardeş iklimlerde en iyi sonuçları veren üzümlerden, analiz edilen toprağın özelliklerine uygun yüksek kaliteli fideler özenle seçildi, maceralarla taşındı ve…

..Üzüm yöresine kavuştu.

BAĞLARIMIZ

Bağlarımızın Eceabat’ta kurulması kararı tesadüfi değil. Yer seçimi, bilimsel toprak analizleri ve on yıllık meteoroloji verilerine dayanılarak yapıldı.

Eceabat’ın yağış alma zamanları ve miktarları ile sıcaklık değerleri, fidelerimizi ithal ettiğimiz bölgelerle ikiz iklim derecesinde benzerlikler gösteriyor.

Toprağının özellikleri ise “Üzümün Anavatanı” sıfatını açıklar nitelikte.

İlk bağlarımızı, 2010 yılı Eylül ayında oluşturduk.

Doğal su kaynakları içeren 100 dönümlük bağ alanımızda; 2018 yılında ilk şaraplarımızı ürettiğimiz Cabernet Sauvignon ve Şiraz dışında, Sauvignon Blanc, Petit Verdot, Cabernet Franc ve Etrüsklerin İtalya’ya bu topraklardan taşıdığı Sangiovese üzümlerini yetiştiriyoruz.

Neden Etruscan?

Herodot Etrüsklerin İtalya’ya Trakya ve Ege’den göç ettiğini yazmış.

Etrüskler yeni vatanlarını üzümle ve şarap yapımıyla tanıştırmanın yanı sıra, komşularına at binmeyi ve soğuk demirciliği de öğretmişler ve daha gelişmiş ev yapma teknikleri göstermişler. Etrüskler şaraba “Matu” diyormuş. Bu kelime Anadolu’nun en eski dillerinden biri olan Luvice’de de aynı.

Herodot’a rağmen arkeolojik çevrelerde yaygın olarak kabul görmeyen bu göç teorisi, yakın zamanda genetikçiler tarafından yapılan araştırmalarda rastlanan DNA bulgularıyla desteklenince, popülerlik kazandı.

Ülkemizin toprakları ile Batı Avrupa toprakları arasında yüzyıllardır şarap ticareti yapılıyor. Bizim amacımız; Etrüsklerin Avrupa’ya taşıdığı ve geri getirerek toprağına kavuşturduğumuz üzümlerden, uluslararası kalitede şaraplar üretmek. Böylece yakın gelecekte bu ticareti ihracat yönünde artırmaya katkı da sağlayabileceğimizi umuyoruz.